|
| |
|
|
|
Çocuk
Sağlığı ve Gelişimi
|
E VİTAMİNİ
Antioksidan (oksitlenmeyi önleyici ) etki gösteren bir grup tokoferol
denilen maddelere kısaca E vitamini denmektedir. Tanımlanmış 7 ayrı formu
olmasına karşın genellikle üzerinde durulan alfa tokoferoldür. Etkisi uzun
yıllardır bilinmesine karşın son 10 yılda oldukça popüler olmuştur.
Alfatokoferol diğer formlara karşın ısıya ve asitlere oldukça dayanıklıdır.
Diğer tokoferoller gıdaların ısıtılma, pişirme, dondurulma, işlenme
esnasında tahrip olurlar. Tahılların öğütülmesi, unun renginin beyazlatılması,
yağda kızartma ve fırında sıcağa maruz kalma sonucunda E Vitaminin çoğu
yok olur.
E Vitamini barsaklardan önce lenf sistemine sonra da kan yoluyla karaciğere
gelir. Kullanılmayan miktarın fazlası genellikle dışkı ile atılır. Depo
edilebilen kısmın çoğu yağ doku ve karaciğerdedir. Daha az miktarda da
kalp, adale dokusu, testis, rahim, böbrek üstü bezi, beyin ve kanda depo
edilir. Ayrıca deriden de emilebilme özelliği vardır.
E Vitaminin Etkileri
Temel görevi antioksidan etkisidir. Bu sanıldığından çok daha önemli
bir özelliktir. Antioksidan demek okside olmayı, yani oksijen ile bozulmayı
önlemek demektir. Oksijeni tutarak, oksijen etkisi ile oluşabilecek istenmeyen
etkilerin önüne geçer. Daha iyi anlaşılması için demirin paslanması,
okside olması demektir. Boya ve antipas gibi maddeler bunu engeller. E Vitamini
de bir şekilde buna benzer bir koruyucu etkiye sahiptir. Bu etki C Vitamini,
betakaroten, glutatyon ve selenyumda da vardır. Premature bebeklerden estetik
amaçlara kadar geniş kullanım alanı ortaya çıkmıştır.
- Gıda endüstrisinde yağ ve yağlı gıdaların oksitlenme ile acı tat
almasının engellenmesi amacı ile kullanılırlar.
- İnsan vücudunda da oksijen etkisi ile parçalanabilecek veya değişebilecek
vücut bileşimlerini korur.
- Hücrelerin genel sağlığını korumak gibi özellikleri vardır. Hücrelerdeki
yağların oksijen ile bozulması sonucu bazı pigmentler oluşur (yaşlılık
lekeleri). E vitamini bunu engelleyebilir.
- Doymamış yağ asitlerinin oksidasyonunu azaltarak hücre zarı oluşumuna
yardımcı olur.
- Lipid zarlarının ve doymamış yağ asitlerinin oksijenin etkisi ile yıkılmasını
önler. Serbest radikaller denen zararlı maddelerin dokuları tahrip
etmesini önler. Bu özelliği ile damar sertliği, kalp hastalıkları,
hipertansiyon, eklem iltihabı, yaşlanma sorunları üzerine olumlu
etkileri olmaktadır.
- Enzim sistemleri ve DNA molekülün dayanıklılığını arttırır.
- Deri, karaciğer, meme ve testis gibi oksidasyona hassas dokuları ve hücreleri
korur.
- Akciğeri havanın içersindeki zararlı maddelerden korur.
- Oksidasyondan etkilenen A Vitaminin biyolojik aktivitesine yardımcı
olur.
- Böbrek üstü bezi ve beyinden salınan hormonları dayanıklı kılar.
- Vücutta normal dışı hücre üremesini engeller. Bu özelliği ile tümor
oluşumuna karşı etki gösterir. Bu konuda bilgiler bazı araştırmalar
yapıldıkça daha kesinlik kazanacaktır.
- Pıhtılaşmayı ve alyuvar zarlarının parçalanmasını önleyici
etkisi vardır.
- Kalp ve adale hücrelerinin oksijen gereksinmesini azaltarak bu
sistemlerin daha rahat çalışmalarını sağlar.
- Trombosit denilen kandaki bir tür pıhtılaşma hücrelerinin
birbirlerine yapışmalarını engeller. Bu etkisinin kalp ve damar hastalarında
kullanılan aspirinden daha güçlü olduğu yönünde yayınlar vardır.
- Kısırlık önleyici ve cinsel gücü arttırıcı etkisi deney hayvanlarında
gösterilmiş olmasına karşın insanlarda kesinlik kazanmamıştır.
E Vitamini Eksikliği
Eksikliği insanlarda normalde görülmez. Eksikliğini ortaya koymak pek
kolay değildir. Diğer vitaminler gibi eksikliğini gösteren hastalıklar
yoktur.Sinir sistemi, üreme, dolaşım sistemi ve adaleler üzerine olan
etkileri bilinmesine karşın diğer besin maddeleri bu eksikliği örtebilir.
Besinlerde miktarı fazla olup insan vücudu ihtiyacını kolaylıkla karşıladığı
için, ancak hayvanlarda deneysel olarak eksikliği oluşturulmuş ve bazı sonuçlara
varılmıştır.
- Hayvanlarda kısırlık, fetusun gelişememesi, kanama, beyin yumuşaması,
kas hastalıkları, karaciğer harabiyeti gibi eksiklik arazları gösterilmiştir.
- İnsanlarda ise kandaki seviyesi ölçülerek bazı hastalarda düşük
olduğu görülmüştür. Akne, anemi, enfeksiyon, bazı kanser türleri, diş
eti hastalıları, safra kesesi taşı, sinir-adale hastalıkları,
Alzheimer tipi demans sorunları olan kişiler buna örnektir.
- Prematüre bebeklerde eksikliğine bağlı olarak anemi olabilir. E
Vitamini anneden çocuğa kan yoluyla geçmez ama sütüyle geçer. Doğumdan
sonra anne sütü alamayanlarda eksikliği özellikle inek sütüyle
beslendiklerinde görülebilir. Kan hücreleri dayanıksız olup kolaylıkla
parçalanmaktadırlar. Parçalanan bu hücrelerden ortaya çıkan yıkım ürünlerinin
etkisiyle adalelerde normal dışı yağlanma ve karaciğer ile dalak
sorunları oluşur.
- İnsanlarda deneysel olarak eksikliğini yaratabilmek için kasıtlı
olarak bir yıldan uzun süreli özel diyet uygulanması gereklidir.
E Vitaminin Fazlalığı
Fazlalığının zararlı bir etkisi bu güne kadar gösterilmemiştir. Çünkü
diğer yağda eriyen vitaminler kadar depolanamazlar. Gereğinden fazla alınanlarda
birkaç gün içersinde dışkı ve idrarla vücuttan uzaklaştırılır.
- Çok yüksek dozları bulantı ve ishal yapabilir.
- Hayvan deneylerinde yüksek dozların büyümeyi durdurduğu, adaleleri
zayıflattığı, alyuvar sayısını azalttığı ve kemikleşmeyi yavaşlattığı
görülmüştür.
- Düzenli E Vitamini kullananlarda doz günde 1200 IU yi geçtiğinde immun
sistemin baskılandığı gözlenmiştir. Halbuki düşük dozlar immun
sistemi güçlendirici etki sağlamaktadır.
- Günde 400 - 600 IU yağsız ve suda eriyen süksinat formu dolaşımı
dolayısıyla dokuların kanlanmasını arttırıcı etki göstermesine karşın
diğer yağlı formu tansiyon hastalarında tansiyonu yükseltici etki
yapmaktadır.
E Vitaminin Tedavide kullanımı
Günümüzde oldukça popülerdir. Özellikle yaşla beraber kullanımı da
artmaktadır. Olumlu etkileri zaman içersinde kesinlik kazandıkça belki
kullanımı daha da artacaktır. Bir çok kronik hastalığın ve yaşlanma
olgusunun altında yatan nedenlere karşı olumlu etkileri olduğu
bilinmektedir.
- Çocuklarda en yaygın kullanımı düşük doğum tartılı bebeklerin
alyuvarlarının erimeleri nedeniyle oluşacak kansızlığın önleme
tedavisidir.
- Ayrıca solunum sıkıntısı, gözlerde oluşabilecek retina hasarlarını
engellemek amacıyla verilebilir.
- Kistik fibroz denilen bir çocuk hastalığında kas zayıflığını önlemek
için kullanılır.
Bazı kullanım nedenleri tartışmalıdır. Etkili olup olmadığı yönünde
farklı fikirler vardır. Bunlar; yaşlanmayı geciktirmek, şeker hastalığının
zararlı etkilerinden korunmak, sporcuların performansını arttırmak, kısırlık,
düşükleri önlemek, katarakt oluşumunu ve prostat büyümesini
engellemek, deri, kas ve eklem hastalıklarının tedavileri gibi konulardır.
Beslenmede doymamış yağ asitlerinden zengin gıda alanların yanında E
vitamini alması faydalıdır. Bu konuda mantıklı gözüken bazı kullanım
alanları vardır.
- Yaşlanma denilen olayın temelinde hücrelerin serbest radikallerin
etkisi ile dejenere olmaları ve değişmeleri yatmaktadır. E Vitamini de
serbest radikallerin bu zararlı etkilerini önlemektedir.
- E Vitamini pıhtılaşmayı azaltmakta ve doku oksijenlenmesini arttırmaktadır.
Bu özelliği ile kalp - damar sorunlarına olumlu etki yapabilir.
- Pıhtılaşmayı azaltma ve trombositlerin yapışmasını engelleme özelliği
damar sertliği (=atheroscleroz) sorunu için etkili olabilir.
- A Vitamini ile beraber günde 200 - 300 IU dozlarında kolesterol ve yağ
miktarlarını azaltmakta, tek başına HDL - Kolesterolu (iyi olan) arttırmaktadır.
- Kadınlarda adetlerin yarattığı şikayetleri gidermede, baş ağrısı,
sıcak basması, kuruluğa bağlı vaginal kaşıntı gibi menopoz yakınmalarında,
doğum kontrol haplarının yan etkilerini engellemede, meme kistlerinde
yararlı olduğu yolunda yayınlar vardır.
- Solunum sistemindeki hücrelerin zarlarını ve akciğer dokusunu
antioksidan özelliği ile ozon ve nitrojen dioksit gibi hava kirliliğini
yaratan maddeler ile sigaranın içersindeki zararlı maddelerin tahribatından
koruyabilir.
- Kanser tedavisinde kullanılan adriamycin ilacının kalbe zararlı
etkilerini engelleyebilir.
- Zona hastalığında hem immun sistemi güçlendirmek hem de ağrıları
azaltmak amacıyla kullanılabilir.
- Lupus Eritematosis dahil olmak üzere bazı cilt hastalıklarında A
Vitamini ile birlikte kullanılmıştır.
E Vitamini Gereksinimi
Günlük gerekli miktarı vücut ebatlarına ve beslenmede bulunan uzun
zincirli yağların oranına göre değişmektedir. Yenilen rafine yağlar, yağda
kızartılmış yiyecekler ihtiyacı arttırmaktadır.
Alfatakoferol için 1 mg. 1.49 IU (enternasyonel ünite) kabul edilir. Önerilen
günlük miktarlar
| Kişi |
Asgari |
Önerilen |
| Bebekler |
5 - 7 |
30 |
| Çocuklar |
8 - 12 |
30 |
| Erkek |
12 - 15 |
30 - 50 |
| Kadın |
12 |
50 - 100 |
| Gebeler |
15 |
100 |
| Emzirenler |
18 |
100 |
Olumlu etkiler nedeniyle ilaç şeklinde alındığında önerilen günlük
400 - 600 IU dir. Bu ihtiyaca göre 800 -1600 IU kadar çıkabilir. 1600 IU üstü
ancak doktor kontrollü olabilir.
E Vitamini Doğal Kaynakları
Doğada ve besinlerde bol olarak vardır. Fakat daha önce yazıldığı şekilde
çoğu besin maddeleri işlenir ve hazırlanırken tahrip olur.
| Yiyecek 100 gr. da IU |
| Tereyağı |
2 - 3 |
| Margarin |
15 |
| Sıvı yağlar |
75 |
| Tavuk |
2 - 3 |
| Yumurta |
15 |
| Kırmızı et |
2 -3 |
| Fasülye |
15 |
| Tahıl |
70 - 80 |
| Sebze-meyve |
150 |
Vitaminler Sayfasına Dön

| |
|