|
|
Başlarken
Aklımda binlerce düşünce hoplayıp zıplamasına
rağmen, hadi yaz bunları denilince tam anlamıyla oğlumun oyuncakçıya
gittiğimizdeki haline döndüm. Buna mı dokunayım? Yok yok şuna.
Hayır bu daha ilginç. En iyisi ben herşeye bir dokunayım. Acaba
daha ne kadar buradayız? Acaba gidene kadar herşeye dokunmuş
olabilecek miyim? Evet evet yapabilirim bunu. Hadi başla!
Evet ben kimim? 19 aylık oğluna en azından hayatının birkaç yılını
tamamıyla adamayı seçmiş, zaten bir çocukla yeterince kaotik
olabilecek bir yaşama yaptığı seçimin çatışmalarını eklemiş,
bir an "Harika harika işte bu !" diye çığlıklar
atarken bir saniye sonra "Ben kimim? Böyle bir kare
tasarlanmamıştı hayatımda" diyerek kendi kendine en hızlı
düşünce çatışmalarına giren, bir haftanın nasıl geçtiğine
inanamayan, artık hayatını bebeği olduktan sonra kazandığı ve
her saniye uzmanlaştığı sağ duyusu ve iç güdüleriyle yönlendiren
yorgun ve karışık ama mutlu ve gururlu bir anneyim. Çok tanıdık
geldi değil mi?
Hayatımda çok ama çok inandığım şeyler, belki değiştirebileceğim
şeyler ve tam anlamıyla karışık olduğum, ne yapacağımı
bilemediğim "yardım" diye bağırdığım şeyler var. Eğer
ki sizlere çok ama çok inandığım şeylerden bahsetmişsem ki
bunların ne olduğunu zaten şiddetinden anlarsınız, bu, militan
annenin uyanışıdır. İşte o zaman bırakın beni kendi halime.
Ama akıl, mantık ve sağduyu ile biraz değiştirebileceğim şeylerse,
beni dürtün. Hele ki "İmdat yardım edin!" diye bağırıyorsam,
ne yapacağınızı biliyorsunuz. J
Sizlere yaşadıklarımı, düşündüklerimi ilgimi çeken
haberleri, aman çok dikkat edin dediğim şeyleri, çaresizliklerimi,
gururlarımı, en sevinçli günümü, tamam ben bir yıkıntıyım
dediğim anlarımı, elektrik ampulünün keşfinden sonraki en büyük
buluş diyebileceğim, aman herkes bunu bilmeli dediğim şeyleri kısaca
annebaba olmakla ve evrenin en tatlı şeyleri ile ilgili kafamdaki
herşeyi yazmayı planlıyorum.
Amacım sizlerin bu yazılardan zevk alması, bu yazılardan hayatınızı
kolaylaştıracak ipuçları bulabilmeniz, "Evet evet aynen öyle.
Tanrım yalnız değilim. Bende normalim çocuğumda" diyerek,
aynı zorlukları çeken diğer anne babaların olduğu düşüncesinin
yarattığı destekle zorluklara daha bir geniş yüreklilikle
bakabilmeniz. Ama herhalde benim için en ama en önemli amaç
hayatlarımızın bu en karmaşalı yıllarında bazen artık
kaybettiğimizi düşündüğümüz espri duygumuzu tekrar canlandırabilmek.
Bu köşeye isim ararken epey zorlandım, etrafımdakileri bıktırmayı
da ihmal etmedim buna AnneCocuk ekibi de dahil. Çünkü öyle bir
şey istiyordum ki bizim şu anda yaşadığımız hayatın bir parçası
olsun aynı zamanda da bize o dünya tatlılarını çağrıştırsın.
Sonunda "Trampet"e karar verdik. Bu bana çok fazla çocukluğu
hatırlatan bir kelime, kimi zaman gürültü yapan kimi zaman ise
kulağa çok hoş gelen sesler çıkarabilen o çocukluk yıllarına
ait bir şey sanki. Hani şu sıralar etrafımızdaki o küçük şeyler
ellerine alıp bam bam vurarak şu dünyada olduklarını kafamıza
işliyorlar ya, bizde belki bir gün ondan çıkabilecek ritmik
seslerin umuduyla tüm bunlara katlanıyoruz ya…
Evet ne dersiniz tüm bunlara, hadi başlayalım mı?
|