|
|
Uzun zamandır aklıma takılan birşey var. Bunlar forum alanında
duyduğum bazı sözler açıkcası. "Doktorumuza soruyorum
ancak tatmin olamıyorum" ya da "çaresiz kaldık"
gibi bazı sözler. Beni rahatsız eden bu sözlerin kullanımı değil,
bu sözlerin söylenmesine neden olan olaylar. Tamam olay kızışmadan
ne olduğunu açıklayayım.
En önce "çaresizlikle" başlayalım. Allah korusun bu
kelimeyi gerçekten kullanmayı gerektiren bir durum yaşamasın
kimse. Ancak, anne baba olarak ufak tefek şeylerde çaresiz kalmaya
hakkımız olmadığını düşünüyorum. İnanılmaz bilgi bombardımanı
altında olduğumuz bir çağda yaşıyoruz. Üstüne üstlük
internet hepimizin en yakından burada tanık olduğu gibi bilginin
yanısıra bir de insanların bilfiil yaşadığı tecrübeleri de
paylaşabilmemizi bize sağlıyor. Eğer ufak tefek bir konuda bu
kadar bilgiden sonra hala çaresizsek biraz kendimize dönüp bakmamız
lazım. Ya da eğer bu kadar bilgiyi bir şekilde "almamayı"
beceriyorsak o zaman durumumuz vahim ve kendimizle ciddi bir şekilde
uğraşmamız gerekiyor demektir. Ne bileyim bir video dahi aldığımızda
yanında ansiklopedi kalınlığında bir kullanma kılavuzu
geliyor. Ama bu bebekler gelmiyorki kullanma kılavuzu ile. Dünyanın
en komplike şeyleri pat diye kucağımıza konuveriyorlar. Eh hani
derler ya biraz düşünerek anne baba olun diye. Çok haklılar. Bu
küçük şeylerin tüm sorumluluğu bizlere ait. Çocuk bir
aksesuar değil. Yani yanlızca hoş yanlarını düşünerek anne
baba olmak çok doğru değil gibi. Bu büyük sorumluluğu alacak güçte
olduğumuzu hissettiğimiz zaman anne baba olunmalı. Bebeklerimiz
olduktan sonra ve hatta olmadan önce yaşadığımız sorunlarda
kendimiz farketmesekte bazen ne kadar çok sağdan soldan duyduklarımızla
zaman kaybediyoruz. Halbuki herşey çok açık. Bu çocuk sizin.
Onu sizden daha iyi hiç kimse bilemez. Etrafınızdakilerin önerisi
size ve çocuğunuza uygun olmayabilir. Eğer biz hiç araştırma
yapmadan ve ancak bilgilenerek oluşabilecek olan "bilinçli"
sağ duyumuzla olaya yaklaşmadan, doktorumuza danışmadan yalnızca
oradan buradan duyduklarımızla ve etraftaki diğer çocuklarla karşılaştırma
yaparak bazı çaresizlikler yaşıyorsak, aman derim ne olur yapmayın
Allah korusun bu kelimeleri hakkıyla kullanan o kadar çok anne
baba varki onlara ayıp oluyor.
Ancak burada araya sıkıştırmak istediğim birşey var. Ufak
tefek şeylerde kendilerini hemen çaresizlik içinde bulan anne
babalar dışında bir de öteki uç var. Yani bu benim çocuğum,
herşeyin en doğrusunu ben bilirim diyen kendilerine fazlasıyla güvenen
anne babalar. Örneğin "doktorumuz bebeğimize aman şunu
yedirme, bunu yedirme dedi. Ancak komşunun oğlu bunu yiyor, bende
yemişim bakın aslan gibiyim (dikkatinizi çekerim bahsettiğiniz dönem
en az 20 yıl öncesi), o ne kadar aman verme dediyse de ben çocuğuma
verdim çok da hoşuna gitti." gibi ya da "aman canım ne
gerek var, birşey olmaz" gibi yaklaşımlar. Buradaki sorunda
bana kalırsa kendine fazla güvenmenin yanısıra tembelliktir ve işin
kolayına kaçmaktır.
Evet şimdi en kızdığım söze geliyorum, "Doktorumuza
soruyoruz ve tatminkar bir cevap alamıyoruz" sorununa. Olayı
biraz şemalaştırayım. Böyle bir durumda ortada iki seçenek
vardır. Birincisi; doktorunuza soruyorsunuzdur, ya sorunuzu geçiştiriyordur
ya tam açıklamıyordur veya açıklayamıyordur ve hatta belki
sizi hiç dinlemiyordur. Ve siz tatmin olamıyorsunuzdur. Çözüm:
Doktorunuzu değiştirin. Evimize eşya alırken bile on tane mağaza
dolaşabiliyorsak, eh çocuklarımız için bunu yapmamızda çok
normal değil mi? Yani güç sizde. Araştırmalısınız, taa ki büyük
oranda hem fikir olduğunuz, sizi anlayan ve dinleyen bir doktoru
bulana kadar.
Gelelim ikinci seçeneğe. Doktorunuza soruyorsunuzdur, sizi
dinliyor ve bir cevap veriyordur. Ve siz tatmin olamadığınızdan
yine aynı şeyi bir daha soruyorsunuzdur ve nazik doktorunuz yine
"aynı" cevabı veriyordur. İşte bu noktada yine
kendinize dönüp bakmanız gereken bir durum var. Açıklayayım.
Doktorlarımız da sonuçta birer insan Onları bizlerden farklı kılan
bu konudaki eğitim ve tecrübeleri. Onlarında mesleki kariyerleri
bizimkiler gibi, okulda aldıklar eğitim ki bu her bilim dalında
olduğu gibi belirli genellemeler üzerine kurulmuştur ve tecrübeleridir
ki bu da iş hayatına başladıktan sonra karşılaştıkları,
belki bu genellemeler dışındaki durumlardan oluşmaktadır. Şöyle
de düşünebiliriz, hangimiz okulumuzu bitirdiğimiz gün ne
bileyim örneğin ekonomist olmuşuzdur? Hangimizin 10 yıllık iş
tecrübesinden sonra dahi dünya ekonomisini kurtaracak ve tüm
insanların refah içinde yaşayacağına dair garantili formülleri
vardır? Bunlar doktorlarımız için de geçerli. Tıbbi konular dışında
(altını birkez daha çiziyorum) onlara sorduğumuzda alacağımız
cevaplar ortalama olaylar ve onların çözümleri üzerine ya da
tecrübeleri sayesinde yaşamış oldukları ortalama dışındaki
olaylar ve çözümleri üzerine kurulmuş cevaplardır. Ama onlar
ellerinde sihirli değnekleri olan mucizevi güçler değildirler.
Örneğin çocuğunuz az uyuyor. Doktorunuza söylüyorsunuz
doktorunuz bebeğinizin bir sorunu var mı bunu araştırıyor ve
birşeyi olmadığını söylüyor. Böyle bir konuda bu noktadan
sonra doktorunuzun yapabileceği pek birşey yoktur. Size bir iki öneride
bulunur o kadar. İşte siz "böyle bir konuda" aldığınız
cevaptan tatmin olamıyorsanız sorun maalesef sizdedir ve
doktorumdan tatmin olamıyorum sözü de doktorunuza yapılmış bir
haksızlıktır. Bu durumda tek çözüm bu tavrınızı değiştirmenizdir.
Sevgili anne ve babalar güçlü olalım. Kendimize güvenelim.
Ancak bilinçli sağ duyumuzu elden bırakmayalım. Bilgilenelim,
araştıralım ve her zaman doktorumuza danışalım. Ve tüm
bunlardan, kendimiz ve bebeğimiz için en iyi sentezi çıkaralım.
Çocuklarımızın iyiliğine olan herşeye açık olalım,
tembellik etmeyelim ve kimseden sihirli formüller beklemeyelim. Uğraştığımız
konu bir "insan" yani evrenin en komplike şeyi. Onları
tanıyalım ve anlamaya çalışalım. İnanın ondan sonra bu tarz
sorunlar bizi çaresiz bırakmayacak.
Tüm anne babalar lütfen güveneceğimiz bir doktor bulalım ve lütfen
ondan da mucizeler beklemeyelim. Onların tek hastasi bizmişiz gibi
sorumuzu sorup cevap bekleyelim ancak cevabımızı aldıktan sonra
da onların daha yüzlerce de hastası olduğunu unutmayalım.
Farkındayım farkındayım hafif militanlaşmış vaziyetteyim. Ama
sizi uyarmıstım!
Adres: trampet@annecocuk.com
|