AnneCocuk.com

Kadın, Aile ve Çocuk Sitesi 

 
AnneCocuk.com

Önsöz


Bebeğinizin İsmi

Biraz da Eğlenelim

Kitap Almak için:



Kadın Gebelik Çocuk Çocuk Klübü Forum & Chat Küçük İlanlar
 

T r a m p e t

Figen Müftüoğlu Peker

27 Mayıs 2000

Eski Sayılar


Başlarken
Alnında Yazıyor
07-05-2000
Anneler Günü
27-05-2000
Mezuniyet
Bir Oyun
Yaz Geldi
Bilgisayar
Hediye

 

 

Uzun zamandır aklıma takılan birşey var. Bunlar forum alanında duyduğum bazı sözler açıkcası. "Doktorumuza soruyorum ancak tatmin olamıyorum" ya da "çaresiz kaldık" gibi bazı sözler. Beni rahatsız eden bu sözlerin kullanımı değil, bu sözlerin söylenmesine neden olan olaylar. Tamam olay kızışmadan ne olduğunu açıklayayım.

En önce "çaresizlikle" başlayalım. Allah korusun bu kelimeyi gerçekten kullanmayı gerektiren bir durum yaşamasın kimse. Ancak, anne baba olarak ufak tefek şeylerde çaresiz kalmaya hakkımız olmadığını düşünüyorum. İnanılmaz bilgi bombardımanı altında olduğumuz bir çağda yaşıyoruz. Üstüne üstlük internet hepimizin en yakından burada tanık olduğu gibi bilginin yanısıra bir de insanların bilfiil yaşadığı tecrübeleri de paylaşabilmemizi bize sağlıyor. Eğer ufak tefek bir konuda bu kadar bilgiden sonra hala çaresizsek biraz kendimize dönüp bakmamız lazım. Ya da eğer bu kadar bilgiyi bir şekilde "almamayı" beceriyorsak o zaman durumumuz vahim ve kendimizle ciddi bir şekilde uğraşmamız gerekiyor demektir. Ne bileyim bir video dahi aldığımızda yanında ansiklopedi kalınlığında bir kullanma kılavuzu geliyor. Ama bu bebekler gelmiyorki kullanma kılavuzu ile. Dünyanın en komplike şeyleri pat diye kucağımıza konuveriyorlar. Eh hani derler ya biraz düşünerek anne baba olun diye. Çok haklılar. Bu küçük şeylerin tüm sorumluluğu bizlere ait. Çocuk bir aksesuar değil. Yani yanlızca hoş yanlarını düşünerek anne baba olmak çok doğru değil gibi. Bu büyük sorumluluğu alacak güçte olduğumuzu hissettiğimiz zaman anne baba olunmalı. Bebeklerimiz olduktan sonra ve hatta olmadan önce yaşadığımız sorunlarda kendimiz farketmesekte bazen ne kadar çok sağdan soldan duyduklarımızla zaman kaybediyoruz. Halbuki herşey çok açık. Bu çocuk sizin. Onu sizden daha iyi hiç kimse bilemez. Etrafınızdakilerin önerisi size ve çocuğunuza uygun olmayabilir. Eğer biz hiç araştırma yapmadan ve ancak bilgilenerek oluşabilecek olan "bilinçli" sağ duyumuzla olaya yaklaşmadan, doktorumuza danışmadan yalnızca oradan buradan duyduklarımızla ve etraftaki diğer çocuklarla karşılaştırma yaparak bazı çaresizlikler yaşıyorsak, aman derim ne olur yapmayın Allah korusun bu kelimeleri hakkıyla kullanan o kadar çok anne baba varki onlara ayıp oluyor. 

Ancak burada araya sıkıştırmak istediğim birşey var. Ufak tefek şeylerde kendilerini hemen çaresizlik içinde bulan anne babalar dışında bir de öteki uç var. Yani bu benim çocuğum, herşeyin en doğrusunu ben bilirim diyen kendilerine fazlasıyla güvenen anne babalar. Örneğin "doktorumuz bebeğimize aman şunu yedirme, bunu yedirme dedi. Ancak komşunun oğlu bunu yiyor, bende yemişim bakın aslan gibiyim (dikkatinizi çekerim bahsettiğiniz dönem en az 20 yıl öncesi), o ne kadar aman verme dediyse de ben çocuğuma verdim çok da hoşuna gitti." gibi ya da "aman canım ne gerek var, birşey olmaz" gibi yaklaşımlar. Buradaki sorunda bana kalırsa kendine fazla güvenmenin yanısıra tembelliktir ve işin kolayına kaçmaktır. 

Evet şimdi en kızdığım söze geliyorum, "Doktorumuza soruyoruz ve tatminkar bir cevap alamıyoruz" sorununa. Olayı biraz şemalaştırayım. Böyle bir durumda ortada iki seçenek vardır. Birincisi; doktorunuza soruyorsunuzdur, ya sorunuzu geçiştiriyordur ya tam açıklamıyordur veya açıklayamıyordur ve hatta belki sizi hiç dinlemiyordur. Ve siz tatmin olamıyorsunuzdur. Çözüm: Doktorunuzu değiştirin. Evimize eşya alırken bile on tane mağaza dolaşabiliyorsak, eh çocuklarımız için bunu yapmamızda çok normal değil mi? Yani güç sizde. Araştırmalısınız, taa ki büyük oranda hem fikir olduğunuz, sizi anlayan ve dinleyen bir doktoru bulana kadar. 

Gelelim ikinci seçeneğe. Doktorunuza soruyorsunuzdur, sizi dinliyor ve bir cevap veriyordur. Ve siz tatmin olamadığınızdan yine aynı şeyi bir daha soruyorsunuzdur ve nazik doktorunuz yine "aynı" cevabı veriyordur. İşte bu noktada yine kendinize dönüp bakmanız gereken bir durum var. Açıklayayım. Doktorlarımız da sonuçta birer insan Onları bizlerden farklı kılan bu konudaki eğitim ve tecrübeleri. Onlarında mesleki kariyerleri bizimkiler gibi, okulda aldıklar eğitim ki bu her bilim dalında olduğu gibi belirli genellemeler üzerine kurulmuştur ve tecrübeleridir ki bu da iş hayatına başladıktan sonra karşılaştıkları, belki bu genellemeler dışındaki durumlardan oluşmaktadır. Şöyle de düşünebiliriz, hangimiz okulumuzu bitirdiğimiz gün ne bileyim örneğin ekonomist olmuşuzdur? Hangimizin 10 yıllık iş tecrübesinden sonra dahi dünya ekonomisini kurtaracak ve tüm insanların refah içinde yaşayacağına dair garantili formülleri vardır? Bunlar doktorlarımız için de geçerli. Tıbbi konular dışında (altını birkez daha çiziyorum) onlara sorduğumuzda alacağımız cevaplar ortalama olaylar ve onların çözümleri üzerine ya da tecrübeleri sayesinde yaşamış oldukları ortalama dışındaki olaylar ve çözümleri üzerine kurulmuş cevaplardır. Ama onlar ellerinde sihirli değnekleri olan mucizevi güçler değildirler. Örneğin çocuğunuz az uyuyor. Doktorunuza söylüyorsunuz doktorunuz bebeğinizin bir sorunu var mı bunu araştırıyor ve birşeyi olmadığını söylüyor. Böyle bir konuda bu noktadan sonra doktorunuzun yapabileceği pek birşey yoktur. Size bir iki öneride bulunur o kadar. İşte siz "böyle bir konuda" aldığınız cevaptan tatmin olamıyorsanız sorun maalesef sizdedir ve doktorumdan tatmin olamıyorum sözü de doktorunuza yapılmış bir haksızlıktır. Bu durumda tek çözüm bu tavrınızı değiştirmenizdir. 

Sevgili anne ve babalar güçlü olalım. Kendimize güvenelim. Ancak bilinçli sağ duyumuzu elden bırakmayalım. Bilgilenelim, araştıralım ve her zaman doktorumuza danışalım. Ve tüm bunlardan, kendimiz ve bebeğimiz için en iyi sentezi çıkaralım. Çocuklarımızın iyiliğine olan herşeye açık olalım, tembellik etmeyelim ve kimseden sihirli formüller beklemeyelim. Uğraştığımız konu bir "insan" yani evrenin en komplike şeyi. Onları tanıyalım ve anlamaya çalışalım. İnanın ondan sonra bu tarz sorunlar bizi çaresiz bırakmayacak.

Tüm anne babalar lütfen güveneceğimiz bir doktor bulalım ve lütfen ondan da mucizeler beklemeyelim. Onların tek hastasi bizmişiz gibi sorumuzu sorup cevap bekleyelim ancak cevabımızı aldıktan sonra da onların daha yüzlerce de hastası olduğunu unutmayalım. 

Farkındayım farkındayım hafif militanlaşmış vaziyetteyim. Ama sizi uyarmıstım! 



Adres: trampet@annecocuk.com

.

 

 

Click Here!

 

Handan Baykan Yazıyor


Demet Eşrefoğlu Vardar Yazıyor


Çocuğunuzun ve ailenizin karşılaşabileceği sorunlara bir bakış


Çocuk odası nasıl dekore edilmeli


Çocuk Güvenliği
Çocuklarımızı kazalardan korumak için almamız gereken önlemler...


AnneCocuk.com'u giriş sayfanız yapın

 

 


Ana Sayfa ] Kadın ] Gebelik ] Çocuk ] Çocuk Klübü ] Forum ] Küçük İlanlar ]
Önsöz ] Kullanım Kuralları ] Ekibimiz ] Bebeğinizin İsmi ] Eğlencelik ]


Bu site ile ilgili öneri, eleştiri ve sorularınız için lütfen webmaster ‘a yazın...
Bu site Lidya.Net tarafından hazırlanmış ve Lidya.Net web sunucularından yayınlanmaktadır.
Bu sitede yayınlanan yazı ve grafikler AnneCocuk.com kaynak gösterilerek kullanılabilir.

AnneCocuk.com'u  Kasım 1998 den bu güne kadar 

 kişi ziyaret etti