AnneCocuk.com

Kadın, Aile ve Çocuk Sitesi 

 
AnneCocuk.com

Önsöz


Bebeğinizin İsmi

Biraz da Eğlenelim

Kitap Almak için:



Kadın Gebelik Çocuk Çocuk Klübü Forum & Chat Küçük İlanlar
 

P E N C E R E

Demet Eşrefoğlu Vardar 

Mayıs 2002, İstanbul

Eski Yazılar

2000'li Yıllarda Çocuk Olmak
Babalar ve Annelerin Çocukları
Anne Bana Bir Kardeş Yap
Tüm Vedalarım
Masum Birer Anneyiz...
Sarı Damperli Kamyon
Pencere
Başlarken
Mutluluk
Hoşgeldin Bahar
Kreşler mi Ev mi?
Vakit Geçirmek mi ?
Nasıl Biriyiz?
Çocuğum Özel mi?
Güle Güle Yaz...
Fotoğraflar ve Biz
Çocuğunuz Yemiyor mu?
Herşey İçin Söz Veriyorum
Bayram ve Yepyeni Bir Yıl
Arkadaşlarıma Mektup
Çocuklarımızın Yetenekleri
Günlüklerim... Öykülerim...
Bütün Annelere

 

 

BÜTÜN ANNELERE

Belki inanmayacaksınız ama ben özel günlerden hep korkarım. Anneler günü, babalar günü, doğumgünleri beni endişeye düşürür nedense. Aslında bu günlere çok önem veririm ancak, bu günlerde bazı insanların yaralarını acıtmak, onların gözlerini buğulandırmak benim en büyük endişemdir. Herhangi bir yerde anneler gününden bahsederken bile, orda olanlardan birinin annesinin olmayışı, onun duyacağı o acımasız sızı en az onun kadar beni de vurur geçer. Çocuğunu kaybetmiş bir annenin yanında yada çocuğu olamayan bir kadının yanında çocuklarımızın doğumgünlerinden bahsetmek benim için işkence görmekten daha zordur. Başkalarını üzmek, farkına varamadan bile olsa onların hassas oldukları konularda konuşmak çocukluğumdan beri asla yapmadığım bir şeydir. Hayatın en zor sınavı, insan olmaktan geçiyor. Keşke buna herkes dikkat etse, yavrularımızı yetiştirirken böyle insani konuları hiç atlamasak.

Mayıs ayı deyince hepimizin aklına anneler günü geliyor elbet. Anneliği anlatmaya benim kelimelerim ve gücüm yetmez elbette. Ama bir anne olarak, ne büyük ve olağanüstü bir duygu ve eylem olduğunu bildiğim için, herkesin annesine, anne gibi emeği geçenlere, anne gibi göğsünde uyutanlara, anne kokusunu giderenlere, anne fedakârlığı gösterenlere, anne gibi bağrına basanlara en derin, en inanılmaz, sonsuz ve coşkun sevgilerimle... Biz sizleri bir günle değil, her günle anıyoruz... Bütün annelerin, anne adaylarının, anne olmadan annelik yapanların, eşlerimizin annelerinin, kızıma dört yıldan bu yana, benden daha güzel ve fedakârca annelik yapan kızımın ikinci annesi Bedriye hanımın anneler günü kutlu olsun. Sizinde kutlayacağınız birileri mutlaka vardır. Ogün dokunamayacağınız, öpemeyeceğiniz, sarılamayacağınız uzaklıktakiler için telefonu elinize alıp, çevirin numaraları. Ya da bir buket çiçekle, güller açtırın yüreğinde, aynı şehirde yaşadıklarınıza.

Şimdi de kendi anneme:.....

Annem Gülderen Eşrefoğlu'na;

Kızından Sana Mektup
Canım annem, seni sevdiğimi daha sık söylemeliyim sana. Daha çok konuşmalı, daha çok dokunmalıyız birbirimize ve daha çok sarılmalı. Senin soğuk ve uzak duruşuna aldırmadan, atılmalıyım beyaz boynuna. Pudra kokulu , hafif sarkmış ve et benli gerdanını öpmeliyim hiç izin almadan. Sık sık kokunu duyumsuyorum, senden aldığım hafif iri burnumda. Ne kadar çok şeyim sana benzemiş. Heyecanım, inadım, fedakârlığım hep senden taşınmış bana. "Seni seviyorum" dediğini hiç hatırlamasam da, biliyorum ki beni hepsinden daha çok seviyorsun. Yoksa bu kadar benzeyemezdim sana. Ayrı şehirlerde ama aynı güneşin altında ısınırken, sıcak kollarını özlüyorum. Farkına varmadan yeni bir sen yaratmışsın aslında. "Aman tanrım aynı annesinin gençliği" dediklerinde bütün duygularım, heyecanım kabarıp, önüne katıp, savurarak götürüyor beni.

Biliyorum ve ümit ediyorumki, bir gün kızımda aynı şeyleri hissedecek ve "benim annem gibisi yok" diyecek. Ama senle benim tek farkım, ben ona her gün "seni seviyorum kızım" diyeceğim. Sana kızmıyorum anne, sevdiğini gözlerindeki yorgun bakışlarından rengini, ışıltısını, diriliğini zamanla yitiren saçlarından anlıyorum. Öperken yanaklarıma usulcacık dokundurduğun o belli belirsiz dudak temasında bile "seni seviyorum kızım" gizli aslında. Keşke bir gün olsun söyleyebilsen, "seni seviyorum tatlım" diyebilsen bana.

Hep hayal ettim. Bu hayalim yıllarca benimle yaşadı ve benimle büyüdü. Sıradan bir anne olmayacağıma ta küçük bir kızken karar verdiğimi hatırlıyorum, beynimin kıvrımlarına gizlenmiş anılarımda. Modern, rahat, ulaşılabilir ve anlaşılabilir bir anne olacaktım. Ama bildiğimiz, gördüğümüz anne kalıbının dışında farklı bir anneydi benim düşlerini kurduğum. Kalıpları, ölçüleri, kimyası ve fiziği diğer annelere benzemeyen bir anne. Gerektiğinde koruyucu, gerektiğinde otoriter ama her daim sevecen ve omzunda ağlanılabilir bir anneydi özlemim. Oysa yeni fark ettim ki, benim tek arzum senin gibi bir anne olmakmış. Senin gibi kokmak, senin gibi yumuşak ve sevecen olmak. Senin gibi sakin ve sabırlı davranmak. Senin gibi, bütün kötülüklere karşı, önümüzde kalkan olabilen bir anne olmak istiyorum.

Biliyorum, senin gibi sırf bayram sabahı, ablamla benim yeni kıyafetlerimizi yetiştirmek adına, gece on ikiden sabah beşe kadar dikiş dikip, sabah yavrumun gözlerindeki ışıltıyı göremem ama, bende seviyorum kızımı. Senin beni sevdiğin gibi. Çocuğumun yaptığı hatalar karşısında üzülüp, saçlarımı döküp kel kalmasam da, bende seviyorum yavrumu. Tıpkı beni sevmekten vazgeçmediğin gibi. Kızım için yaş günü hediyesi diye para verdiğinde aslında benim parasız kaldığımı bilecek kadar bende seviyorum prensesimi. Tıpkı seni sevdiğim gibi.

Seninleyken, senin dolaylarında gezinirken görmediğin kanatlar takılır omzuma. Her kanat çırpışımda yeni baştan severim seni. Bir gün uçup gittiğimizde de sevmeye devam edeceğim seni. Belki bir yağmur damlasında, belki kıyıya vuran köpüklü bir dalgada yada rüzgarın savurduğu bir çiçek yaprağında buluşacağız seninle. Her buluşmamız bir şölen olacak. Işıltılar saçıp, yeni baştan boyayacağız yaprakları, güneşi ve çiçeği.

Seninle başka şehirlerde, başka çatılarda yaşarken özlemin içimi acıtıyor. Arabamla işe gelirken yanımdaki boş koltukta senin oturduğunu, kocam ve kızımla mutfakta yemek yerken salonumda senin dolaştığını, ben tv kanallarını değiştirirken bana baktığını, banyodan çıktıktan sonra yere dökülen saçlarımı özenle topladığını, başım yastıkta yatağımın içinde huzursuzca kıpırdanırken hemen yanı başımda duran ve ben uyuyunca gözlüklerimi çıkaranın sen olduğunu biliyorum anne.

Seni daha iyi anlamak için anne olmam gerekmiş anne, yeni anladım. Senin, duyduğun ama o zamanlar benim önemsemediğim endişeler, şimdi beni kıvrandırıyor. Geçmiş için dilediğim özürlerin hiç biri beni rahatlatmaz ama yine de çocuktum ve gençtim, anla beni. Endişeli bakışlarının süslediği beyaz yüzünle, telaşla kırpışan göz kapaklarınla, birbirine dolanan kirpiklerinle ve terlemiş saçlarınla, başın çerçevede beni beklerken belki de bebekliğimi düşünüp, daha az kızıyordun bana. Karanlık cama yansıyan gölgende, benim şişman yanaklarımı, pırtlak dudaklarımı, uykulu gözlerimi hayal edip yeni baştan öpüyordun belki de beni. Geç kalmışlığımın telaşında, iyice incelerek kurumuş dudaklarında, belki bana yeni, hiç duymadığım bir ninniyi söylüyordun anne.

Seni sevmek, sonsuz bir vadi gibi duyumsadığım, gelincik tarlasında koşarken, uçuşan kırmızı, şeffaf yaprakların aşkın sessiz kanatları olduğuna inandığım, her gün yeni baştan yeni tadlarla dilimde, yeni renklerle gözümde ve yeni coşkularla gönlümde yaşattığım anlatılmaz bir aşksın anne.

Seni seviyorum anne. Sevdiğimi biliyorsun ama herkes duysun istiyorum anne.
Ortanca Kızın Demet

.

 

 

Click Here!

 

Handan Baykan Yazıyor


Demet Eşrefoğlu Vardar Yazıyor


Çocuğunuzun ve ailenizin karşılaşabileceği sorunlara bir bakış


Çocuk odası nasıl dekore edilmeli


Çocuk Güvenliği
Çocuklarımızı kazalardan korumak için almamız gereken önlemler...


AnneCocuk.com'u giriş sayfanız yapın

 

 


Ana Sayfa ] Kadın ] Gebelik ] Çocuk ] Çocuk Klübü ] Forum ] Küçük İlanlar ]
Önsöz ] Kullanım Kuralları ] Ekibimiz ] Bebeğinizin İsmi ] Eğlencelik ]


Bu site ile ilgili öneri, eleştiri ve sorularınız için lütfen webmaster ‘a yazın...
Bu site Lidya.Net tarafından hazırlanmış ve Lidya.Net web sunucularından yayınlanmaktadır.
Bu sitede yayınlanan yazı ve grafikler AnneCocuk.com kaynak gösterilerek kullanılabilir.

AnneCocuk.com'u  Kasım 1998 den bu güne kadar 

 kişi ziyaret etti