"Baslamak bitirmenin
yarisidir" demis birisi ve kimmis, ne zaman demis bilmiyorum
her baslangicda bu laf gelir aklima.
Peki ya basladiktan
sonra devam ettirebilecek yilmazlik, guc, emek, caba, engellerin
birbiri ardina oldugu durumlarda bile yolda kalmak iradesi?
Bunlardan kimse bahsetmemis.
Son gunlerde etrafimda
olanlara bakiyorum… Baslama cesaretini eline alanlarin devam
edebilmek cabalarina hayran olmamak elde degil. Ve sonuc cok
uzakda da olsa; yol dik ve bayir da olsa, bu tirmanista ayaklarina
uygun ayakkabi, bellerinde emniyet kemeri olmayisina ragmen
hedeften gozlerini ayirmamaya calisislari… Ya bir de bu
tirmanista sirtlarinda kendi canlarinin parcalari bebekleri de
varsa! Hayran olmamak elde degil.
Bu lafi kim soylemisse
baslayanin yuregine yeterince hakkini vermemis gibi geliyor bana.
Belki eskilerin hayatlari bu kadar arap saci seklinde degildi.
Belki bir baslayanin pesinde amcasi, teyzesi, anasi, babasi
tarikati v.s. bir dolu omuz vereni vardi. Kisacasi baslangiclar
YALNIZ degildi. Engeller bu kadar yuksek degildi…
Simdi durumlar degisik. Fiziken
kendini tanimadan, cesaretini taniyabildigim bir anne; sirtinda
oglu yola dusmus. Tum zorluklara ragmen muzikli, dansli gozu
hedefte basladigini bitirmek cabasinda.
Daha bir cogu, en
yakinlarinin bile goremedikleri cesitli baslangiclari gogusleme ve
bitise getirme derdinde…
Senelerdir yuzunu gorup,
sesiyle mimiklerini bagdastirma sansini duyamadigim bir dost yurek
de bir baslangic savasinda. O da sirtinda iki evladi tirnaklariyla
tutunmaya calisarak baslanani bitirmeye; hemde sirtinda tasidigi
sevgili can parcalarini tek basina ve sonuna kadar birlikte
olmaya baslama savasinda… Evliliginin yikintisindan iki
cocuguyla cikip yeni yasam kurma savasinda. Yetmezmis gibi
cevresindekilerin de baslangiclarina destek vermeyi birakmadan…
Basladi AMA yarisinda mi? Kendi de biliyor ki bu zor baslangicin
bitisine karinca adimli gidilecegini.
Baslamadan caymanin bol
oldugu bir cogunlukta; omuz silkelemeyip inandiklarinin kavgasini
vermek, savunmasizlarin savunmasini yapmak ve sonuc ne olursa
olsun yoluna devam etmek… Demesi kola; baslatmasi, devami ve
nihayet bitirmesi GUC !
Memlekette benzin
darligi oldugu zamanlar geliyor aklima. Yola ciktinmi nerede hangi
benzincide benzin bulacagin rastgele; yurek carpmasi icinde
yapilan yolculuklar… Ya yolda, dag basinda kaliverirsem
korkusuyla… Hedef yakinsa bile uzaklarda hissedilerek, geriye
atilan her bir kilometrede kazanilan milim milim ic rahatligiyla
karisik; endise kurtlari icini kemirerek …
1988 Kis
Olimpiyatlarinda Erzurumlu gencecik cocuklar tanidim. Sirtlarinda
kollari kisalmis, dirsekleri erimis taklit kiyafetlerle… 50 km.
Cross Country kayak yarisinda, ayagina uymayan kayaklarla; yolu
boyunca kendine icecek verecek bir (memleketlisi!) hakemin (gorev
sorumsuzlugundan!!) yokluguna ragmen; bir damla su icmeksizin,
yilmadan, basladigi yarisini bitirisine… Sonlarda da olsa;
seyirci kalmasada… Sirtinda milletinin, bayraginin sorumlulugunu
tasiyarak... benim donmus avuclarimin alkislari, kuru sesimin
"TURKIYE!" bagirislari arasinda bir gonulden kucaklamayi
kendine madalya yaparak… Simdiye dek basladigini bitirmesine
sahit oldugum nicelerine... Ve daha bircok, bitis cizgisinde
alkislayacagima inancli olduklarimin yuce gonullerine bu
yazim…
Ve engellerle yasama
baslayan bebeklerini kucaklayip, sabirla, emekle, tum dus
kirikliklarina ragmen, bebek adimlariyla nefesini tutarak
bebeklerini kucaklardan bucaklara ulastirmaya calisan yurekli
annelere... Baslangicinizin zorlugu bitis cizgilerinde yaninizda,
kendi ayaklari uzerinde durabilen evlatlarinizi gormenin kivancina
degecek bir yolculuk... Elinize ve gonullerinize saglik dilekleri,
sabriniza saygiyla...
Seyretmeme izin
verdiginiz her bir "Baslangic"in gonlunuzce
"Sonuclanmasi" umuduyla….