|
| |
|
|
|
Çocuk
Sağlığı ve Gelişimi
|
DEMİR
İnsan vücudunda toplam 4 gr. kadar bulunmasına karşın biyolojik yönden
oldukça önemli ve eksikliğinde ciddi sorunlarına yol açan bir elementtir.
Bu özelliği uzun yıllardır bilinmektedir. Eksikliği özellikle büyümenin
hızlı olduğu küçük çocukluk ve ergenlik çağı ile hamilelik döneminde
ortaya çıkar. Kadınlar doğurganlık dönemlerinde adet kanamaları ile kan
kaybetmeleri sonucu demir eksikliğine girebilirler. Ayrıca yiyeceklerin demir
içeriğinin düşük ve emiliminin de güç olması eksikliğinin ortaya çıkışını
kolaylaştıran faktörlerdir.
Besinlerle alınan demirin ortalama koşullarda ancak % 10 kadarı barsaklardan
emilebilir. Bitkilerde (nonheme demir) ve yenilen ette (heme demir) bulunan
demir yapısal olarak farklıdır. Hayvansal kaynaklı olan heme demir daha iyi
emilir. Karışık olarak beslenildiğinde nonheme demirin de emilimi artmaktadır.
Bu durum vejetaryenlerin karşılaştığı bir diğer önemli sorundur. Tahıllardaki
fitatlar
, bazı sebzelerdeki oksalatlar demiri bağlayarak emilmesini engeller.
Alınan demirin emilme oranını vücut açısından iki mekanizma belirler.
Bunlardan birincisi vücut depolarının doygunluk derecesidir. Diğeri de kemik
iliğinin aktivite hızıdır. Yani vücuttaki demir depoları yeterince dolu değilse
ve kemik iliğinde aktivite artmışsa barsaklardan emilim oranı artar. Demirin
emilme işlemi 2 ila 4 saat süren yavaş bir eylemdir. İki değerlikli Ferrous
formu üç değerlikli Ferric formuna göre daha iyi emilmektedir. C Vitamini 3
değerlikli demiri 2 değerlikli hale çevirerek emilimin daha iyi olmasını sağlar.
Emilen demir transferin denilen bir kan proteinine bağlanarak kemik iliği ile
dalak ve karaciğere gider. Vücudumuzdaki demirin yaklaşık % 25 i ferritin
proteinine bağlanarak bir demir-protein kompleksi olarak hemosiderin halinde
depolanır. Ferritin karaciğer, dalak ve kemik iliğinde bulunur. Kandaki
ferritin seviyesini tetkik etmek demir depoları hakkında fikir verir. Normali
60 - 110 mcgr. dır. Plazmanın total demir bağlama kapasitesi ise 100 ml.de
300 mcgr. kadardır. Eğer kansızlık varsa kandaki demir (=ferritin) düşük,
demir bağlama kapasitesi yüksek olacaktır. Ferritin seviyesi ne denli düşükse
demir depoları o denli boşalmış demektir.
Vücudumuzdaki demirin % 65 kadarı (=2,5 gr.) kandaki alyuvarlarda (=eritrosit)
Hemoglobin olarak bulunur. % 7 - 8 kadar da (=0.3 gr.) adalelerde myoglobin
olarak ve katalaz, peroksidaz, gibi sitokrom enzim sistemlerinde aktif halde
bulunur. Kalan diğer kısmı da (=1gr.) depo demirdir.
Demirin vücutta depolanabilir olması fazla alındığında sorun olabilecek
bir durumdur. Bu karaciğer harabiyeti ve kalp krizi riskini arttıran bir olaydır.
Aslında kan kaybı olmadığı takdirde dışarıdan alınması gereken demir
miktarı oldukça azdır. Her gün kanımızdaki hücrelerin % 1 i ömürlerini
doldurarak parçalanır. Bunlardan elde edilen demir ile yenileri üretilir. Günlük
gereksinmenin % 90 ı bu yoldan sağlanabilir. Fakat kanamalar ihtiyacı artırır.
Örneğin ortalama bir adet kanaması ile 30 - 40 mg. demir kaybedilir. Emziren
bir anne sütüyle günde 1 - 2 mg kaybeder. Gebelik süresince bebeğe geçen
demir miktarı 500 - 1000 mg kadardır ki bunun 500 - 700 mg kısmı son aylarda
olmaktadır. Annenin demir depolarının toplam 1 gr. kadar olduğu düşünülürse
bu miktarların anlamı daha iyi anlaşılır. Rahim içersindeki bebek annenin
vücudunda ne kadar demir olduğunu önemsemeden ihtiyacı olan demiri
annesinden alacaktır ve kendi depolarını dolduracaktır. Besinlerle ve ilaç
olarak dışarıdan demir alınmadığında gebeler ciddi sorunlarla karşılaşırlar.
Bu durum dolaylı olarak bebeği de etkiler. Annenin demirinin azalması onu
kansızlık sonucunda solunum sıkıntısına sokar. Doğum sırasında
kaybedilen kan da ( =ortalama 300 - 400 mg.demir) durumu daha da ağırlaştıracaktır.
Halsizlik, üşüme, bitkinlik nedeniyle hareket etmesi bile imkansızlaşır.
Alınan demirin emilimini etkileyen nedenler sıralanacak olursa;
Barsaklardan Demir Emilimi Arttıran Durumlar
- Büyüme dönemi, gebelik, emzirme, kanama gibi gereksinim artması
- Midedeki asit salgısı
- C Vitamini varlığı
- Vücuttaki demirin azalması
- Ette bulunan heme demir etkisi
- Proteinden zengin gıdalar
- Narenciye ve yeşil sebzeler
- Demir mutfak gereçleri
- Bakır, kobalt, mangan gibi elementlerin besinlerle alınması.
Barsaklardan Demir Emilimini Azaltan Durumlar
- Mideden asit salgısının azalması
- Antiasit ilaç kullanımı
- Et ve içeceklerde fosfat bulunması
- Kalsiyum
- Hububattaki fitat maddesi
- Yeşil yapraklı sebzelerde oksalat bulunması
- Soya proteini
- Çay ve kahve
- Barsak hareketlerinin hızlanması
Çeşitli besinlerdeki demirin emilim oranları
Daha önce de belirtildiği üzere besinlerin içerdiği demirden çok ne kadarının
vücut tarafından emilebildiği daha önemlidir.
|
Besin
|
Emilim Yüzdesi
|
|
Pirinç
|
% 1
|
|
Ispanak
|
% 1 - 2
|
|
Kuru fasulye
|
% 2 - 3
|
|
Mısır
|
% 3 - 4
|
|
Yeşil salata
|
% 4 - 5
|
|
Buğday
|
% 4 - 5
|
|
Soya fasulyesi
|
% 5 - 7
|
|
Dana karaciğeri
|
% 9 - 17
|
|
Balık eti
|
% 10
|
|
Dana eti
|
% 15 - 20
|
Emilmeyen demir dışkı ile atılır. Demir içeren ilaçlar dışkıyı renk
ve kıvam olarak değiştirir. Bu esnada yapılacak dışkı tetkikleri yanlış
sonuç verirler.
Demirin Vücuttaki Görevleri
- En önemli görevi hemoglobin (hem = demir) yapımıdır. Hemoglobin kanımızdaki
alyuvarlarda (=eritrositler) bulunur ve oksijen taşıma işlemini yaparlar.
Solunum yolu ile alınan oksijen akciğerlerde kanın içersindeki bu hücreler
ile temasa geçer. Alyuvarlar da buradan aldıkları oksijeni dokulara taşırlar.
Demir 2 ve 3 değerlikli hallerinden (ferrous ve ferric) birbirine dönüşme işlemi
ile oksijeni tutar ve bırakır. Bir hemoglobin molekülü 4 oksijen molekülü
taşıma kapasitesine sahiptir. Bir insan vücudunda toplam 20 - 25 trilyon
eritrosit vardır ve geçen her dakikada 110 - 120 milyon tanesi yeniden yapılmaktadır.
Ortalama bir eritrosit ömrü 120 gün olup, dalakta ömrünü dolduran hücreler
tutularak, parçalanmakta ve parçalarından yeni eritrositler yapılmaktadır.
- Myoglobin yapısında bulunur. Bu hemoglobinin adalelerde bulunan tipi
gibidir. Özellikle iskelet sistemindeki çizgili adalelerde ve kalpte bulunur.
Adalelerin çalışmaları için gereken oksijeni taşır.
- Enerji üretimi ve protein metabolizmasına etkili bir çok enzim için demir
gereklidir. Enerji üretimi hücrelerde mitokondri denilen bölümde yapılır.
Bununla ilişkili olan sitokrom sistemi de demirli enzimlere ihtiyaç gösterir.
Katalaz ve peroksidaz içlerinde en önemli olanlardır.
- Lenfosit denilen vücut savunma sisteminde yer alan bir tür kan hücresinin
yapımına etkilidir.
- Karnitine olan etkisi ile yağ asitlerinin metabolizmasına etki eder.
Demir Eksikliği
Dünyada en sık rastlanan besinsel eksikliktir. Bunun sonucunda da
- Kansızlık oluşur. Demir eksikliği anemisi denilen, kandaki alyuvarların
hem ebatça küçülmesi (=mikrositer) hem de içlerinin boşalması (=hipokrom)
özelliği gösterir. Bu durum kan sayımı tetkikinde anlaşılır. Günümüzde
kan sayımı cihazları tetkikleri otomatik olarak yapmaktadır. Bu sonuçlarda
yazılan Harflerin anlamları; MCV ( =ortalama hücre hacmi), MCH (=ortalama hücre
hemoglobini), MCHC (=ortalama hücre hemoglobin konsantrasyonu). Demir eksikliğine
bağlı kansızlıkta bu üç değer de düşük olacaktır. Kesin tanı serum
demirinin düşük olduğunu görmekle mümkündür. Buna bağlı olarak total
demir bağlama kapasitesi de artmış olacaktır.
- Halsizlik, kalp çarpıntısı, nefes darlığı ve iştahsızlık en sık
olarak hekime başvuru şikayetidir.
- Okul çağındaki çocuklarda öğrenme zorluğu diğer sık olarak görülen
yakınmadır.
- Baş ağrısı, kilo kaybı, kabızlık, hastalıklara karşı direncin düşmesi
meydana gelir.
- Kansızlığın sonuçlarında deri ve diğer dokuların renginin solukluğu,
Saç dökülmesi, kaşıntı, saç ve tırnaklarda çatlamalar ortaya çıkar.
- Çocuklarda Pika denilen aslında yenilmeyen toprak, kömür, duvar sıvası
gibi maddelerin yenmesi hali demir eksikliğinin bir başka sonucu olabilir.
Bu satırların yazarı olarak ben yıllardır muayene ettiğim hastaların
yapılan kan sayımı tetkiklerinde ideal değerlere sahip olanını çok nadir
gördüm. Ülkemizde çocuklarda ve kadınlarda demir eksikliği son derece yaygındır.
Bunun olası nedenleri
- Günlük beslenme ile yeterli demir alınmaması
- Sindirim kanalından emilimin bozulması
- Kan kayıpları
- Gebelikler
Ek Bilgi:
ABD' deYaklaşık 25 bin kişinin kanındaki demir düzeylerini ölçen büyük bir
alan çalışmasında, her 10 kadın ya da küçük çocuktan 1'inde demik
eksikliği saptanmıştır. (Journal of the American Medical Association (JAMA),
26 March 1997). Bu da milyonlarca kişinin demir eksikliğine bağlı kansızlık
riski ile karşı karşıya olduğu anlamına gelmektedir.
Bu ana maddeler altında yazılan nedenler açılacak olursa şunlar yazılabilir.
- Yiyeceklerin içersinde demir açısından zengin olanlar et gibi pahalı gıda
maddeleridir. Ekonomik sebeplerle daha az tüketilmektedir.
- Yenilen gıdalarla birlikte ve kısa süre sonrasında alınan diğer
yiyecek-içecekler emilimi olumsuz etkilemektedir. Örneğin et ile yoğurt
yenilmesi, yemekte süt içilmesi veya yemeğin üstüne çay-kahve içilmesi
barsaklardan demir emilimini bozmaktadır.
- Kadınların adet kanaması ile kan kaybetmelerine karşın bunu takviye
edecek demiri almamaları.
- Burun, diş eti, yaralanma, hemoroid, gizli sindirim sistemi veya başka
olaylar sonucu oluşan kanama kayıplarının yerine konulmaması.
- Bebeklerin demir depoları annelerindeki yetersizlik nedeniyle dolu olmadan dünyaya
gelmeleri. Daha dünyaya gözlerini açtıkları anda demiri eksik olan çocuklarda
sonra da beslenme ile yeterli demir almamaları ve ilaç olarak da kullanmamaları
sonucunda demir eksikliği yerleşmektedir.
- Midede gaz, şişkinlik, yanma gibi şikayetler nedeniyle antiasit denilen çiğneme
tableti ve şuruplarının ayrıca içersinde emilimi etkileyen maddeler bulunan
maden sularının sık olarak içilmesi demirin alınamamasına yol açar.
Demir Fazlalığı
Depolanma özelliği olması fazlalık sorunlarına yol açmasına neden
olmaktadır. Fazlalık sorunu aşağıdaki durumlarda meydana gelir.
- Demirin barsaktan aşırı emilmesine bağlı
- Genetik bir hastalık sonucu,
- İlaç ve beslenme ile
- Kronik alkol alımı
- Bazı kan hastalıkları sonucu alyuvarların parçalanması
- Kan nakilleri
Hemosideroz (=siderozis) henüz organlarda belirgin bir hasara yol açmamış
aşırı demir oturması durumudur. Organ hasarları oluşmaya başlayınca
hemokromatozis denilmektedir. Bu durumda demir karaciğer, dalak, kalp, pankreas
ve deriye oturur.
Demir fazlalığı sonucu oluşan belirtiler şunlardır.
- Deride biriken hemosiderin sonucu kızıl-kahve renk alması,
- Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, baş ağrısı, bulantı, kusma,
nefes darlığı gibi yakınmalar.
- Karaciğerde siroza kadar giden değişiklikler,
- İç salgı bezlerindeki birikime bağlı, yapılan salgıların azalması
sonucu değişik yakınmalar.
- Kalp adalesinde depolanan demir nedeniyle kalp çalışmasında sorunlar.
Demir Gereksinmesi
Daha öncesinde yazıldığı üzere gereksinim insanların bulundukları duruma
göre değişmektedir.
Önerilen alınması gereken miktarlar:
|
0 - 6 ay
|
10 mg.
|
|
6 - 12 ay
|
15 mg.
|
|
1 - 3 yaş
|
15 mg.
|
|
4 - 10 yaş
|
10 mg.
|
|
11 - 18 yaş erkek
|
18 mg
|
|
19 yaş üstü erkek
|
10 mg.
|
|
11 - 50 kadın
|
18 mg.
|
|
Gebe kadın
|
45 - 60 mg.
|
|
Emziren kadın
|
45 - 60 mg.
|
Bu yazılan miktarlar alınması önerilen miktarlar olup, emilimi olumsuz
etkileyen faktörler olmadığı varsayılarak yazılmıştır. Ayrıca ortalama
rakamlardır. Her adet kanaması gören kadın ayni miktarda kan
kaybetmemektedir. Kimi kadınların adet kanamaları fazla olmakta dolayısı
ile demir gereksinimi de daha fazla olmaktadır.
Demirin Doğal Kaynakları
Besinlerin içerdikleri demir genel olarak bitkilerde, hayvansal gıdalara
oranla hem daha az miktarda hem de vücuda düşük oranda yararlı olduğunu
belirtmiştim. Ayrıca bitkilerin yetiştiği toprak da diğer yönden önemlidir.
Eğer toprak demir yönünden zengin değilse burada yetişecek olan bitkilerin
ve bu bitkilerle beslenen hayvanlarında demir içerikleri düşük olacaktır.
Diğer bir etkili faktör bitkilerin işlenmesidir. Diğer vitaminlerde olduğu
gibi demir de özellikle tahıl tanelerinin dış kısmında bulunur. Buğday öğütülürken
demirinin % 75 i kepeğinde kalır, yani buğday unu tane buğdaya göre ancak %
25 demir içerir. Fakat bu tahıllarda bulunan fitatlar mevcut olan demirin
emilmesi üzerine olumsuz etkilidir. Demir tencere ve demir mutfak aletleri
besinlere demir katma açısından etkilidir.
Bitkilerden genel olarak demir gereksinmesinin karşılanmasını beklemek doğru
değildir. Vitamin yönünden zengin olmalarına karşın bitkiler demir için
iyi bir kaynak olamazlar. Fakat bazı türleri diğerlerine oranla daha fazla
demir içerirler.
|
Besin
|
100 gr.da demir
|
|
Dalak
|
15 mg.
|
|
Karaciğer
|
8 - 9 mg.
|
|
Kırmızı et
|
2 - 4 mg.
|
|
Yumurta
|
2 - 3 mg.
|
|
Balık
|
0.5 - 1.5 mg.
|
|
Baklagiller
|
2 - 3 mg.
|
|
Mercimek, pirinç
|
3 - 4 mg.
|
|
Yulaf
|
4 - 6 mg.
|
|
Yeşil sebze çiğ
|
1 - 8 mg.
|
|
Patates
|
0.3 - 2.0 mg.
|
|
Fındık, fıstık
|
1 - 3 mg.
|
|
Meyve
|
0.3 - 4.0 mg.
|
|
Süt
|
0.1 - 0.4 mg.
|
|
Pekmez
|
16.1 mg.
|
|
Bira mayası
|
17.3 mg.
|
|
Buğday kepeği
|
14.9 mg.
|
|
Kabak çekirdeği
|
11.2 mg.
|
|
Ay çekirdeği
|
7.1 mg.
|
|
Darı
|
6.8 mg.
|
|
Maydanoz
|
6.2 mg.
|
|
Yer elması
|
3.4 mg.
|
|
Ceviz
|
3.1 mg.
|
|
Tavuk
|
1.5 mg.
|
Yukarıda yazılan rakamlar değişik kaynaklardan alınmıştır. Ayni besin
maddesi için çok farklı miktarlar yazılı olduğunu gördüm. Okuyanların
kafaları karışmasın diye ortak değerleri yazdım.
Hayvansal gıdalardan kırmızı sakatat en zengin olanı. Diğer kırmızı et,
tavuk, yumurta, kabuklu deniz mahsulleri ve balık ( en zengini samon)
demir yönünden yararlı gıdalardır.
Bitkilerden ise buğday, darı, yulaf taneli halde iken zengin durumdadır.
Taneli baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler (en zengini kara lahana) demir içermektedir.
Ispanak demir içeriği zengin diye bilinmesine karşın bu doğru değildir.
Zira içerdikleri oksalat nedeniyle ıspanak, kara lahana gibi bir çok sebzenin
yapısında bulunan demirin vücuda bir faydası olmamaktadır. Kuru üzüm,
kuru kayısı, kuru erik, badem, fıstık, ceviz gibi kuruyemişler ile çekirdekler
(kabak, ay) demir yönünden zengin olmamakla beraber tatminkardır. Pekmez 1 çorba
kaşığında 3 mg. demir içerir.
Elementler Sayfasına Dön

| |
|