|
| |
|
|
|
Çocuk
Sağlığı ve Gelişimi
|
BAKIR
İnsan vücudunda toplam 80 - 100 mg kadar bulunur. Kan için gereken
Hemoglobin yapımı yanında başka işlevleri de vardır. Eksikliği ve fazlalığı
bazı sorunlara yol açabilir. Ağız yolu ile alınan bakır 15 dakika içersinde
mideden emilir. Karaciğere geldikten sonra seruplazmin yapısına girer ve vücuttaki
bakırın % 90 ı bu halde bulunur. Bunun da çoğu karaciğer ve beyindedir.
Yeni doğmuş bir bebeğin karaciğerinde çok yoğun olarak bulunurken 10 yaşına
geldiğinde erişkinlerle ayni orana ulaşmaktadır. Yiyeceklerdeki C Vitamini,
çinko ve manganez emilimi olumsuz etkilerken protein ve taze sebzeler olumlu
etkiler. Fazlası çoğunlukla dışkı az bir miktarda da idrar ile atılır.
Bakırın Etkileri
Çok az bulunmasına karşın önemli görevleri vardır.
- Kandaki Hemoglobin yapımına etkilidir. Alyuvarlarda eritrocuprein
halinde bulunur.
- Hücre solunumu ve enerji salınımı işlevlerini gerçekleştiren sitokrom
sisteminin bir parçasıdır.
- C Vitamini ile birlikte özellikle kemik ve bağ dokusunda kollojen yapımını
sağlar.
- Dokuların iyileşmesine ve kemik yapısının sağlamlığına etkilidir.
- Başta SOD (sitoplazmik superoksid
dismutaz) olmak üzere bir çok enzim için gereklidir.
- Oksijensiz serbest radikal
metabolizmasına etkilidir. Bu yolla anti enflamatuvar etki denilen
dokuların şişme ve kızarmasını giderici etki gösterir.
- Bazı amino asitlerin dönüşümüne etkilidir. Tirozinin deriye ve saça
renk veren melanine dönüşümünü sağlar.
- Fosfo lipidlerin yapımı için gerekli olup, sinirlerin myelin ile
kaplanmasına katkı yapar.
- Tiroid Hormonlarından T3 ün T4 haline dönüşümünü sağlar.
- Sinirlerdeki aktiviteler elektrik iletimine dayanır. Bakır da iyi bir
iletken olarak bunu sağlar.
- Alerjik olaylarda rol alan Histamin maddesinin kan düzeylerinin
ayarlanmasına etkilidir. Bunu histamin metabolizmasını sağlayan
histaminaz enzimine olan etkisi ile yapar.
Bakır Eksikliği
Bakır metabolizmasının bozukluğuna neden olan Wilson Hastalığı
denilen genetik bir hastalık vardır. Bu hastalıkta serum ve saçlarda bakır
düzeyi düşerken karaciğer ve beyin de bakır depolanmaktadır. Nadir görülen
Menke Hastalığında ise küçük çocuklarda barsaklardan emilimin bozulması
ile bakır barsak duvarında birikmektedir. Her iki hastalık da tedavi edilmediği
takdirde ölümcüldür.
- Kansızlık oluşur. Bakır eksikliği sık olarak demir eksikliği ile
beraber görülür. Halsizlik, solukluk, ödem oluşur.
- Büyümede yavaşlama, saç dökülmesi, iştahsızlık, ishal, cilt
sorunları meydana gelir.
- Fazla çinko alımı bakır eksikliğine yol açabilir. Bu durumda bakır
eksikliği belirtileri çinko fazlalığı ile karışabilir.
- Azalan kandaki alyuvar aktivitesine bağlı olarak dokuların oksijenlenme
bozuklukları ortaya çıkar.
- Dokuların kendini tamir etmesi gecikir.
- Tiroid hormonlarının azalması sonucu hipotirodik yakınmalar,
kolesterol artışı, kalpte çarpıntı gibi sorunlar ortaya çıkar.
- Kemik yapısı etkilenir, sinirlerdeki iletiler yavaşlar.
- Farklı kan hücrelerinin ve sistemlerin bakır eksikliğinden etkilenmesi
sonucu savunma sistemi zarar görür. Bu da enfeksiyonlara eğilim ve
yakalanılan enfeksiyonların ağır seyretmesine yol açar.
Bakır Fazlalığı
Bakırın fazlalığı sorunları eksikliğine oranla daha sık ortaya çıkar.
Özellikle düşük çinko düzeyleri ile birlikte bulunur. Bakırın fazla olduğu
durumların bir neden mi yoksa sonuç mu olduğu bu gün için kesin değildir.
Yani bu hastalıklara bakırın fazla olması mı neden olmaktadır yoksa bir şekilde
bu hastalıklarda kandaki bakır oranı artmaktadır diyebilmek mümkün
olmamaktadır. WHO denilen Dünya Sağlık Örgütü bakırı toksik madde
olarak kabul etmemektedir. Bakırın kanda fazla olarak bulunabildiği hastalıklar
veya bakır fazlalığının yol açtığı sorunlar şunlardır.
- Ruhsal sorunlar; anksiete, depresyon, hafıza zayıflığı, konsantrasyon
bozukluğu, iştahsızlık, manik atak, şizofreni, sara, otizm gibi
- Eklem, adale ağrıları, yaşlılık sorunları, kekemelik, çocuklarda
hiperaktivite,
- Kadınlarda adet öncesi sendromu, gebelik pre-eklampisi, doğum sonrası
psikozu.
- Hafif düzeydeki fazlalık belirtileri olan kişiler yanlışlıkla hastalık
hastası veya nörötik kişiler olarak kabul edilebilir. Huzursuzluk,
halsizlik, adale eklem ve baş ağrılarının sebebi izah edilemediğinde
bakır fazlalığını düşünmek gerekir.
Saçta bakır ölçümü her zaman güvenilir sonuç vermeyebilir. Şüphe
edilen vakalarda 24 saatlik idrar ve kanda seruplazmin düzeyleri bakılmalıdır.
İçme sularında, su saklama ve yemek pişirmek için bakır kapların kullanılması
fazlalık belirtilerine kolaylıkla yol açabilir.
Bakır Gereksinmesi
| Bebekler |
0.5 - 1.0 mg / gün |
| Çocuklar |
1 - 2 mg / gün |
| Erişkinler |
2 - 3 mg / gün |
| Bakır almaları gerektiği önerilmektedir. |
Bakırın Doğal Kaynakları
Besinler dışında bakır su boruları ve yemek kapları bakır kaynağı
olarak işlev görebilirler.
Besin maddelerinden tahıl (buğday), kuruyemiş (badem, fındık, ceviz), yeşil
yapraklı sebzeler (bezelye, fasülye), kabuklu deniz mahsulleri, karaciğer bakır
açısından kaynak olabilirler.
Bakırın Tedavide Kullanımı
İlaç olarak kullanımı pek önerilmez. Tedavi dozu ile toksik dozu arasındaki
sınır çok yakındır. Yine de kansızlık, halsizlik, vitiligo denilen
derinin renksiz olma durumunda (sam yeli), allerji, mide ülserleri gibi
sorunlarda düşük dozlarda kullanılır. Çok yaygın olarak romatizmal ağrılarda
bileklik olarak kullanılmıştır. Bir çok kişi işe yaradığını belirtmiş
ise de tedavi olarak kabul edilmesi zor olmuştur. SOD enzimi ilaç olarak
kullanılmaktadır. Bu enzim bakır yanında manganez ve çinko da içermektedir.
Elementler Sayfasına Dön

| |
|